Psst...

Do you want to get language learning tips and resources every week or two? Join our mailing list to receive new ways to improve your language learning in your inbox!

Join the list

Turkish Script Request

nadalitaa
Complete / 672 Words
by aytug2001 0:00:40 - 0:07:17

- Merhaba?
- Merhaba, ben Sanem. Can beyin iş yerinden.
- Hm, Polen ben de. Sanırım Can'a baktın ama Can şu an evde değil.
- Polen hanım siz misiniz?
- Evet?
- Tamam, Can bey burada değilse, ben sonra geleyim o zaman.
- E, hiç gerek yok. Buraya kadar gelmişsin, gir lütfen. Buyur.
- Yok, gerçekten. Ben hiç zahmet vermeyeyim.
- Olur mu öyle şey, Can zaten şu an yol üstündedir. Yani gelmek üzeredir.
- Gelmek üzeredir derken siz Can beyle konuştunuz mu?
- E, yok. Konuşmadım. Yani aslında şöyle, sürpriz yapmak istedim. E, sen de önemli bir iş için geldin galiba?
- Yok, önemli bir şey değil. İş ile ilgiliydi. Ben Can beyle konuşurum sonra.
- Boş ver, gel sen. Dönme bir daha bu kadar yolu. Birlikte bekleriz. Gel.
- Can bey daha gitmemiş herhalde? Bavulları burada.
- Ah, yok. Onlar benim bavullarım.
- Sizin bavullarınız mı? Yani gitmişse bile o zaman sizin geldiğinizi duyunca geri döner.
Uzun kalacaksınız herhalde?
- Ay! Evet, çok görünüyor, değil mi? Can da görünce muhtemelen bayağı korkacak. Ama işte işle ilgili belgeler falan var. Ah, ben bu arada mutfakta bir şeyler hazırlıyordum. İstersen gel, geçelim. Belki açsındır, bir şeyler atıştırırsın sen de.
- Yok. Ben zaten neden girdim ki içeri.
- Siz "az önce geldim" demiştiniz ama bayağı hazırlık yapmışsınız.
- Yani, bunlar böyle basit şeyler. Beş dakikada hazırladığım şeyler diyebilirim. Can bunlara bayılır.
- Ben Can beyi mangalda et sever diye biliyordum ama... Bunlar eksantrikmiş.
- Ben hemen geliyorum, bunları içeriye götürüp. Tamam?
- Kızım, ne işin var hala burada ya? Takıldın kaldın.
- E, tamam. Başka bir şey ikram edeyim o zaman? Mesela, şarap?
- Yok. Yok, yok. Ben su alayım sadece. Zahmet etmeyin.
- Sen zaten her şeyin yerini biliyormuşsun.
- Ha, şöyle... E, biz bu evde daha önce çekim yaptık. Ben de şirkette getir-götürcüyüm. Çok su getirip götürdüm yani o yüzden hakimim her yere. Ben size yardım edeyim. Tabaklar için.
- Tamam, olur. Sen onu alabilirsin.
- Yalnız, şey... Bu kıyma çiğ. Pişirelim bunu.
- Yok, hazır o. Götürebilirsin.
- Ben Can beyi az pişmiş eti sever ama çiğ... eti de mi seviyormuş?
Kıyma bu. Çok enteresanmış gerçekten.
- Zaten çiğ et o. Yani et tartar.
- Hm, ben daha önce böyle bir şey görmedim de.
- Can bayılır buna. Geçelim mi şöyle?
- Olur.
- Yurt dışına falan döner diyorlar, doğru mu?
- Bilmiyorum.
- Gitmeyin.
- Gitmek zorunda mısınız yani, kesin gidecek misiniz?
- Ne zaman?
- En yakın zamanda. Beni burada tutan bir şey yok.
- Yani, çalışmaktan böyle hiçbir şeye vakit bulamıyorum. Anca, gezip kaçıp kendime izin verebiliyorum. Ve bir de şimdi Can'ın morali bozuk olunca, dayanamadım geldim.
- Can beyin neden morali bozuk?
- Yani, bilmiyorum. Can çok değişti son günlerde. Yani şimdi gidip onu sorsam bana da söylemez. Onu da biliyorum. Sen böyle son zamanlarda bir değişiklik hissettin mi Can'da?
- Yok, yani. Onu ben bilemem. Hem zaten gelip bana bir şey anlatmaz ki ben alt kadro çalışanım sadece. Yani, siz sevgilisiniz. Siz daha iyi bilirsiniz.
- Yani, aslında ayrıyız şu anda. O durumu da ayrıca çözmem lazım tabii.
- Çözmem lazım derken Polen hanım?
- Lütfen bana Polen de. Polen.
- Tamam.
- Sanem'ciğim ya. Ben farkındayım, biraz hadsizlik ettim böyle sana sorarak ama biliyorum, dedim ya Can'a gittiğimde de söylemeyecek. Sen de samimi davranınca, arkadaş gibi oldu biraz.
- Evet. Aslında biz ajansın 40. yıl partisinde karşılaştık merdivenlerde.
- Evet, ben de oradaydım. Can'la birlikteydim ama ertesi gün iş olduğu için dönmek zorunda kaldım tabii. Yoksa seninle elbet tanışırdık.
- Siz, böyle moda sektöründe falan mısınız? Ya da böyle reklam ajansı falan gibi mi?
- Yok, hiç alakası yok. Fizikçiyim ben.
- Fizik? Fizik tedavi gibi?
- E, yok. Ben bilimle uğraşıyorum. Sanem. Kuantum fizikçiyim. Londra'da bir laboratuvarım var.
- Bilimle?
- Evet.
- Şaka gibi. Anlıyorum yani, ben böyle fiziğiniz o kadar düzgün falan... Kusura bakmayın. Hani bir bilim insanı olacağınız aklımın ucundan geçmezdi.
- Ya, işte böyle.
- Ben bir telefon açacağım da, kusura bakmazsanız.
- Tabii. Buradayım ben. Bekliyorum seni.

Comments

GastroVulpes
Dec. 27, 2019

Teşekkür ederim!

Leave a comment

Note: this form is not for making a transcription. If you would like to transcribe this Script Request, please click the [ TRANSCRIBE ] button.

Overview

To make a new Audio Request or Script Request, click on Make a Request at the top of the page.

To record or transcribe for users learning your language, click on Help Others at the top of the page.

Recording and transcribing for other users will earn you credits and also move your own Requests ahead in the queue. This will help you get your requests recorded and/or transcribed faster.